LAZ ALPLERİ
 
GERÇEK YAYLA YAŞANTISI...
 

1.Gün Pazar: TRABZON  ÇAMLIHEMŞİN  MASELAVAT VADİSİ  KOMATİ YAYLASI

Sabah Trabzon havaalanında buluşmanın ardından Rize Çamlıhemşin'e doğru hareket ediyoruz. Saat 12.00 civarında Çamlıhemşine varıyoruz. Öğle yemeğimizi burada alacağız. Fırtına Nehri kenarındaki restoranda yemek yerken herkes birbiri ile tanışıyor. Yemekten sonra son alışverişlerimiz yapıyoruz. 1 hafta boyunca bir daha market, bakkal yüzü görmeyeceksiniz ona göre alışveriş yapın:) Alışveriş yaparken de yaylalardaki çocukları unutmayın, ufak tefek hediyeler almanız onları çok sevindirecektir. Alışverişimizi tamamladıktan sonra bizi ilk konaklama yerimiz olan Komati Yaylasına hareket ediyoruz. Komati yaylasına 2,5 saatlik bir yolculuk yapacağız. Eğer hava açıksa yolda Tatskeri Yaylasına (1900 m.) uğrayacağız. Buraya uğramamızın sebebi eğer hava açıksa tüm sahil şeridi, Pokut Yaylası, Hazindak yaylası, Kito Yaylası ve Kaçkarları gören bir mevkide olması. Yani hava açık olsun diye dua edin:) Yolculuğumuz Maselavat Vadisi’ni geçerek devam ediyor. Bu vadide klasik Karadeniz yerleşimine şahit olacağız. Dik yamaçların kenarına kurulmuş ahşap evler vadiyi süslüyor. Yol boyunca göreceğiniz anıt ağaçlar ise cabası, her biri bulutlara değme çabasındaki bu ağaçlar yörenin bilinmeyen bir yüzünü bize sergiliyor. Komati Yaylasına yaklaştığımız habercisi ise yol kenarında gürül gürül akan Çetekalevi Şelalesi. Şelale oldukça yüksek ve fotoğraf için çok uygun. Kısa bir fotoğraf molasının ardından yola devam ediyoruz.Ve sonunda Komati Yaylasına varıyoruz. Yayla 1484 metre yükseklikte ve çok iyi korunmuş. Ahşap dışında bir yapıya izin vermiyorlar. 2 gece konaklayacağımız ahşap pansiyonumuza yerleştikten sonra, yaylayı dolaşabilirsiniz.

2.Gün Pazartesi: EĞRİSU YAYLASI  GOLAZENA  KÖPRÜLÜ ŞELALE

Bugünkü yürüyüşümüz kahvaltının ardından pansiyondan başlayacak. Hedefimiz 2080 metre yükseklikteki Eğrisu Yaylası. Yaylaya yürüyüşümüz 2,5 saat sürecek. Yürüyüş parkuru çok güzel ne çok dik nede dümdüz. Çıkarken vadinin sağ tarafındaki patikayı takip ediyoruz. İlk başlarda orman içinde ve kenarında yürürken yükseldikçe orman kayboluyor. Yayladaki evlerin mimarisi taş veya ahşap taş karışıktır. Evler kışın çığdan zarar görmesin diye oldukça alçaktır. Çatı baş hizanızdadır o kadar alçak yani. Altıparmak Dağlarını gören bir konumdadır ve diğer tüm Karadeniz Yaylaları gibi yanından dere akar. Yaylanın sol tarafındaki yamaçta Golezana Yaylası vardır. Bu iki yayla kavgalı ve kavgaları taaaa Osmanlı zamanından beri devam ediyor. Mevzu yol davası, gerisini rehberiniz orada anlatır:) Yaylada verilen öğle yemeği ve fotoğraf serbest zamanının ardından Komati Yaylasına geri dönüyoruz. Dönüşü vadinin diğer tarafındaki toprak yoldan yapıyoruz. Yolda çıkarken derenin karşısından gördüğümüz Köprülü şelalede serinleme fırsatınız olacak. Yani mayo, şort ve havlunuzu yanınızda taşıyın. Sonra rehberin şortuna sulanmayın:) Şelaleden sonra yaylaya gelmeden hemen önce dereye girmek için çok uygun bir yer var. Burada dereye girenler soğuk suyun ve derenin jakuzi etkisinin günün tüm yorgunluğunu aldığını görecekler. Girmeyenler de bir işe yarıyor canım, fotoğrafımızı çekiyorlar:)

Akşam yemekten sonra eğer yaylada tulumcu varsa bir horon vururuz artık:)

3.Gün Salı: NOZONA  DİDİNGOLA (BÜYÜK YAYLA)

Bugün kahvaltıdan sonra Komatiden ayrılıyoruz. Hedefimiz Didingola yani Büyük Yayla. Komati'den ayrılmadan önce eşyalarımızı Nozona Yaylasına eşya taşıyan teleferiğe koyuyoruz. Oldukça uzun olan bu teleferik Karadeniz insanının pratik zekâsını sergiliyor. İlk durağımız Nozona Yaylasına olan çıkışımız yaklaşık 1 saat 45 dakika sürecek. Nozona Ermenice mola yeri demek ve 2004 metre yükseklikte. Bilmeyenler için söyleyelim bu bölgede Ermeniler de yaşıyordu (ki hala yaşayanlar vardır) bu nedenle bazı isimler Ermenicedir. Keyifli bir patikadan çıkacağız bazı yerleri dik ama mola verilecek düzlükleri de var. Mevsime göre böğürtlen, dağ çileği, yaban mersini yiye yiye çıkın işte, kovalayan yok. Yolda yanınızdan geçen 70lik dedeleri nineleri görürseniz de şaşırmayın, onlarda insan, siz de insansınız kapiş:) Nozonaya vardıktan sonra eşyalarımızın teleferik ile gelişini seyredeceğiz. Burası telefonun çektiği bir yer olduğu için yarım saat kadar burada kalıyoruz. Eşyalarımız yaylaya katırlarla gidecek, çantalarımızı katırlara yükleyip Büyük Yaylaya doğru yolumuza devam ediyoruz. 2 saatlik yürüyüşün ardından Büyük Yaylaya varıyoruz. Patika çok eğimli değil rahatlıkla durmadan yürüyebilirsiniz.

Ve yaylaya geldik. Burası adı gibi büyük bir yayla ve 2400 metre yükseklikte. Yaylacılığın ve hayvancılığın aktif olarak sürdüğü ender yaylalardan biri. Hemen karşınızda yükselen Altıparmak Dağı ise bakmaya doyamayacağınız manzarası. Yaylada 100 kadar ev var, hepsi ahşap veya ahşap taş karışımı. Burada 2 katlı ahşap evler de var. Bizim kalacağımız yayla evi de 2 katlı. 7 odalı, çift banyo tuvaletli, mutfaklı, temiz, şirin, muhabbeti kamçılayan bir ev. Yaylada akşam jeneratör çalıştırıyorlar, yani elektriğimiz de var. Eve ilk girenin işi ocağı yakmak veya yanan kuzinenin üzerine suyu koymak. Odalara yerleşmeden önce güzel bir yemek yiyeceğiz çaysız olmaz:) Odalara yerleştikten sonra sizi yaylaya salıyoruz. Evet, yanlış okumuyorsunuz, bu turun en önemli amaçlarından biri sizleri yayla insanları ile tanıştırıp, kaynaştırmak. Bunu başarıyoruz ki eve dönmeyenler oluyor, akşam çıkıp evlerden topluyoruz bazılarını. Bir bakmışsın biri yemeğe oturmuş, biri keçi sağıyor, diğeri küçük bir kızın saçını örüyor, öbürü yaylanın yaşlılarını bulmuş (bunu kaçırmayın) patlamış mısır yapmışlar ülke meselelerini konuşuyorlar. Çok güzel, kendinizi çok iyi hissedeceksiniz burada, çok iyi:)

İpucu: Yayla insanına aldığınız herhangi bir şey için (ekmek verirler, kaymak verirler) para teklif etmeyin kabul etmezler, bozulurlar. İsteyenler burada peynir satın alabilecek o başka. Önemli: 3 gün boyunca kalacağımız evde işler ortak yürütülür, yemek ve bulaşık her şeyi ortak yaparız. Tıpkı orada yaşayan aileler gibi. Etliye sütlüye karışmak istemeyeni de dışlamayız (hiç rastlamadık ama), canı sağ olsun:) Yemekler kim yaparsa yapsın çok güzel oluyor. Sütten tatlı yapacaklar önceden rehbere bilgi versin ki malzeme alabilelim:D

Not: Keçi sütü sağmak enteresan bir deneyim ve sanıldığından daha kolay. Bu deneyimi yaşamak isteyenler Didingolada kaldığımız sürece sabah saat 05.00te ve akşam saat 18.00 de sütlerini sağabilir:)

4.Gün Çarşamba: LELVAN GÖLLERİ

Müthiş bir yayla kahvaltısının ardından saat 09.00 civarında Lelvani Göller Bölgesini içeren yürüyüşümüz başlayacak. Toplam yürüyüş süremiz 4 saat civarında. Önce kaldığımız evin karşı yamacındaki patikadan yükselmeye başlıyoruz. Yarım saatlik yürüyüşün sonunda sahili gören balkona ulaşıyoruz. Burası aynı zamanda telefonun bugün çektiği nokta. 15 dakikalık molanın ardından karşımızda gözüken Lelvan geçidine doğru yürüyüşe devam ediyoruz. Patika sonlara doğru biraz dikleşiyor ama çok uzun değil. Geçide vardığımızda kısa bir fotoğraf molası veriyoruz. Bu arada hatırlatmadan geçmeyelim makinanızın pili her zaman dolu ve yanınızda yedek kart olsun. Çünkü eliniz parmağınız hep deklanşörde olacak:) Geçitten aşağıya öğle yemeği molası vereceğimiz ve yüzeceğimiz ( evet gene mayo havlu taşıyın) 2600 metre yükseklikteki Lelvan Gölüne doğru iniyoruz. Yarım saatlik yürüyüşün ardından gölün kenarındayız. Yüzme ve yemek molasından sonra geçide geri dönüyoruz. Çıkış 45 dakika sürüyor. Geçide geldikten sonra etrafı daha iyi görmek için 20 dakikalık yürüyüşle üstünde olduğumuz tepenin zirvesine çıkıyoruz. İşte burası uçma hissini yaşayabileceğiniz bir yer:) Sağ tarafınızda Altıparmak Dağı, Kemerli Kaçkar Dağı ve Dağı, gene sağınızda Ambar Gölü, karşınızda Çifte Göller, altınızda Eğrisu Gölü daha ne ister ki insan..:)

Dönüşümüz çıktığımız yolun karşısından olacak, burada belirli bir patika izlemiyoruz, zamana bağlı olarak fotoğraf çeke çeke iniyoruz.

Yaylayı gördükten sonra serbest bırakıyoruz sizi, eve ilk varan kuzineyi yakıp, çay suyunu koyar. Çayları yudumladıktan sonra yayladaki çocukların oyun oynadığı ve yaylacılar ortak aktivitelerini (horon vb.) çimenliğe gidip yayılıyoruz. Çimenliğin ortasından akan dereye ayaklarımızı sokup günün yorgunluğunu gideriyoruz.

Akşam bize hoş geldin demek için bir organizasyon yaparlarsa şaşırmayın, katılın:) Aaaal oynaaa!!

5.Gün Perşembe: ÇATALKAYA  KOÇ DÜZÜ  CENNET CEHENNEM

Gene çok keyif alacağınıza emin olduğumuz bir güne başlıyoruz. Kahvaltının ardından saat 09.00 civarı yürüyüşe başlıyoruz. Bugün turun en kolay yürüyüşünün olduğu gün. Toplamda 4 saat yürüyeceğiz ve isteyenlerin çıktığı Cennet Cehennem Zirvesi ( Bu arada bu adı biz koyduk boşuna araştırmayın ) hariç neredeyse dümdüz. Yürüyüş tamamen patikada geçiyor, yürüyüşün başlarında yaylanın mezarlığından geçiyoruz ve evet gene ’mezarımın böyle bir yerde olmasını isterim’ sonra muhabbeti dönecek:) 20 dakika sonra Çatalkayaya varıyoruz. Bu kaya görebileceğiniz en fotojenik kayalardan biri. Adını çatala benzediği için almış. Belli bir noktaya kadar üstüne çıkabiliyorsunuz. Burada fotoğraf çektirmeden geçmeyin. Ardından 15 dakika sonra telefon çeken noktaya varıyoruz. Gene bir 10 dakika telefon molası veriliyor. 45 dakika sonra gene Didingola gibi 2400 metre yükseklikteki Koç Düzü Yaylasına varıyoruz. Yaylanın hemen girişinde Koç Düzü Gölü veya Adalı Göl denen göl var. Yaniii artık biliyor olmanız lazım mayo ve havlu çantada:) Göl kenarında biraz mola verdikten sonra. Yaylada yeni açılan bir pansiyonda öğle yemeğimizi yemeğe gidiyoruz. Gene leziz yayla yemekleri yiyeceksiniz. Yemeğin ardından isteyenlerle (hava kapalı ise çıkılmaz) Cennet Cehenneme çıkıyoruz. Burası tüm yaylayı, gölü, ilk gün çıktığımız yolu gören bir tepe. Sonra gene yaylaya dönüş başlıyor, saat 15.00 civarı yayladayız. Bugün isteyenlerle (ki şimdiye kadar isteyen çıkmadı ) yaylanız arka tarafındaki Kuru Göle çıkılabilir. Gidiş dönüş 2 saat deniyor ama değişebilir tabi:)

6.Gün Cuma: BALIKLIGÖL  KAÇKAR GÖLÜ - ALTIPARMAK DAĞI  AMBAR GÖLÜ - DADALA

Bugün Didingola'dan ayrılma vakti. Ayrılırken yayladakilerle vedalaşıyoruz. Kiminiz hüzünlenecek, kiminiz ağlayacak, kiminiz de fotoğrafları göndermek için adres toplayacak. Katırlara çantalarımızı yükledikten sonra arkamızda Didingola manzarası ile yürüyüşe başlıyoruz. İlk başta çok eğimli olmayan patika göle yaklaştıkça dikleşiyor ama S ler çizen patika sayesinde çok zorlanmadan 2760 metre yükseklikteki Kaçkar Gölüne varıyoruz. Gölle bağlantılı olan ve içinde alabalık yaşayan Balıklı Gölün yanından geçiyoruz. Ve tabi göl varsa mayo ve havlu da var hatırlatmamıza gerek yok. Göl kenarında yarım saatlik yüzme ve fotoğraf molasından sonra bu gece kalacağımız Dadala pansiyona giden geçide doğru çıkıyoruz. Şimdi burada önemli bir nokta var. Diğer tarafa 3 farklı geçitten geçilebiliyor. İlki hemen gölün üstünde, kısa ama dik ve zor, diğeri biraz solda hem uzunluk hem diklik orta, en soldaki ise uzun ama kolay. Grubun durumuna ve isteğine göre rehberiniz birisini seçecektir. Hangi geçit olduğu fark etmez, geçidin üstüne çıktığınızda tam karşınızda3562 metre yükseklikteki Altıparmak Dağı ile yüzleşeceksiniz. Bir dağı net ve tam böyle karşıdan görmek çok ilginç bir duygu. Burada uzun bir fotoğraf molası verdikten sonra sol tarafta kalan Ambar Gölü geçidine gidiyoruz. Ambar Gölü turkuaz rengi ve tüm heybeti ile altımızda kalıyor. Ardından 1 gece kalacağımız ve aşağıda gözüken ve 2820 metre yükseklikteki Dadala Pansiyona varıyoruz. Dadala bu yükseklikteki Karadenizdeki tek pansiyon, 15 odalı ve ortak duş tuvaleti var. Pencereden baktığınızda üstünüzde yükselen bir dağ gördüğünüz bir pansiyon.

Öğle yemeğinin ardından odalarımıza yerleşiyoruz. İsteyenler fotoğraf için gezebilir, isteyenlerde şöyle güzel bir yayla uykusu çekebilir. Ama ne olursa olsun rehberiniz sizi saat 17.30 civarı toplayacaktır. Burada gün batımı muhteşem oluyor. Yan tarafınızda limandaki gemiler gibi ardı ardına uzanan tepeler, Kaçkar Dağı ve vadinin aşağısında batan güneş kaçırmamanız gereken bir manzara. Bunlar hava açıkken gerçekleşiyor tabi ama şimdiye kadar hep şahit olduk.

Akşam yöresel yemekler, oyunlar ve Dadala Cafede şarkılar türküler:)

7. Gün Cumartesi: AVUSOR YAYLASI  AYDER YAYLASI  DÖNÜŞ:(

Ve son günümüz. Sabah Altıparmak Dağının gölgesinde uyandıktan sonra kahvaltımızı yapıp çantaları katırlara yüklüyoruz. Yarım saatlik yürüyüşle Avusor Geçidine varıyoruz. Bundan sonra aşağıda 2330 metre yükseklikteki Avusor Yaylasını görüyoruz. Bize 5 gündür eşlik eden Altıparmak Dağını arkamızda bırakıp aşağıya doğru yürüyüşe başlıyoruz. Yolda yayla çiçeği toplaya toplaya ( yayla çayı bundan yapılıyor, enfes) 1,5 saat sonra Avusora varıyoruz. Burası dağın bu tarafındaki tek Laz Yaylası. Öğle yemeğimizi burada Lütfide yiyeceğiz.

Yemekte Isırgan çorbası, minci ve mısır ekmeği var. Minci nedir demeyin muhlamayı 5e katlar. Tüm yemeklerimizi ortalığa dökecek değiliz ya bir şeyler de bize kalsın:) Öğle yemeğinden sonra 6 gün önce ayrıldığımız aracımıza binip Ayder Yaylası'na gidiyoruz. Oberj’de çay molasının ardından Trabzon Havaalanına doğru hareket ediyoruz. Yolda gene asma köprülere ve yöresel ürünler satan noktalara uğrayacağız. Akşam saat 19.30 da Trabzon havaalanında olacağız.

Biz, size çok deneyim katan bir tura katıldığınıza inanıyoruz Sizde lütfen o insanları, o yayla yaşantısını, o saflığı arkadaşlarınıza anlatın.

Bir dahaki gezide görüşmek üzere, iyi yolculuklar.

Daha fazla detay ve rezervasyon için http://www.bukla.com/gp-tour/laz-alpleri

 

FİYAT

Zorluk Derecesi: Orta

FİYATA DAHİLLER

FİYATA HARİÇLER

PROGRAM:

Arkeoloji hemen hemen herkesin ilgisini çekmiştir. Kazılarda bulunmak, tarihi toprak altından çıkarmak pekçoğumuzun gençlik hayali idi...

Belki kazılara katılmıyoruz ama arkeolojik önemi yüksek yerlerde, pek kimsenin gitmediği rotalarda kendi keşiflerimizi yaratıyoruz.

Arkeoloji ve tarihle ilgilenip yürüyüş sevenlere duyurulur...

Frig Vadisi, Paşasuyu Kemerleri, Hitit Yolu, St. Paul Yolu, Likya Yolu...

http://www.bukla.com/gptourcategory/arkeotrek

BUKLA ARKEOTREK TURLARhttp://www.bukla.com/gptourcategory/arkeotrekhttp://www.bukla.com/gptourcategory/arkeotrekhttp://www.bukla.com/gptourcategory/arkeotrekshapeimage_27_link_0shapeimage_27_link_1shapeimage_27_link_2